Göçmen Çocukların Sosyal ve Duygusal Uyumu ve Eğitim
Özellikle Suriye’deki olaylardan sonra okullardaki göçmen çocuk popülasyonunu göz önünde bulundurursak, bu konuda çocukların sosyal, duygusal ve psikolojik uyumlarını araştırmak ve gerekli önlemleri almak büyük bir öneme sahiptir. Göç etmenin verdiği stres ve kültürel etkileşim zorlukları, çocukları uyumsuzluk riski olan ve çeşitli davranış problemleri geliştiren bir grup haline getirebilir. Göç eden çocukların daha içe dönük, çekingen ve akranları tarafından daha az kabul görmüş oldukları birçok araştırmada gösterilmiştir. Aynı zamanda öğretmenleri tarafından duygusal uyum güçlüğü yaşadığı değerlendirilmiştir. Sosyal ve duygusal uyumsuzluğu daha yakın açıdan inceleyecek olursak, uyumsuz çocuklar şu genel belirtileri gösterir: 1. Öğrenmede zihinsel, duyusal ya da sağlık etmenleriyle açıklanmayacak yetersizlik 2. Yaşıtlarıyla ve öğretmenleriyle uygun ilişki kurma ve sürdürmede yetersizlik 3. Normal durumlarda uygunsuz türde davranış ya da duygular 4. Genel mutsuzluk ve çöküntü durumu 5. Kişilik ya da okul problemleriyle ilişkili fiziksel belirti ve korku Tüm bunlardan da anlaşılacağı üzere, sosyal ve duygusal uyumsuzluk çocuklarda öğrenmeyi olumsuz yönde etkiler ve mutsuz olmalarına sebep olur. Bunu aşmanın en iyi yollarından bir tanesi sınıf öğretmenlerinin bilinçli olması, dilin öğrenilmesi ve eğitimin kaliteli olmasıdır. Yani uyumun en temel bileşenleri eğitim ve dildir. Çocuklar ne kadar erken Türkçe’yi öğrenirse iyi bir eğitim alma şansı o kadar yükselir. Diğer insanlarla iletişim kurma ihtiyacı, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Okul öncesi göçmen çocukların kreşe gönderilmesi hem dil açısından hem de uyumları açısından çok önemlidir. Eğitim ve bilinçlenme düzeyini de içine alan uyum faaliyetlerinin çocuklar ve gençler üzerindeki olumlu etkisi yadsınamaz. Bu konunun önemini Almanya’ya olan göç hareketi ve sonuçları üzerinden değerlendirme yaparak somutlaştırabiliriz. Son yıllarda yapılan çeşitli araştırmalar, Almanya'ya göç etmiş değişik göçmen gruplarının topluma uyumunun çok farklı şekillerde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Eğitimdeki başarı temel alınırsa, en başarılı göçmen gurubunu İspanyollar oluşturuyor. Onları; Doğu-Asya kökenli, Rus kökenli ve Yunan kökenli öğrenciler izliyor. En başarısız öğrenciler ise; Türk, Arap ve İtalyan kökenli olanlar. Bunun sebebini anlayabilmek için farklı milletlerin göç dalgalarının örgütlenme şekillerine bakabiliriz. 1960'lı yıllarda Almanya'ya işçi göçü akabinde gelen İtalyan, Türk ve Yunan göçmenler, ilk örgütlenme şekli olarak boş zamanlarını değerlendirme, spor ve hemşerilik dernekleri kurmuşlar. Bunun aksine İspanyolların en yoğun – yaygın kurdukları dernek şekli, velileri eğitme - onları destekleme dernekleri ve başından beri velilerin % 50'sine ulaşıp burada örgütlemişler. Bu dernekler, velilere kuruldukları günden beri, eğitim konularında bilgilendirme, danışmanlık ve seminerler vermiş ve bugün de vermeye devam ediyor. Yoğun olarak işledikleri konular arasında Alman eğitim sisteminin yapısı, iki-dilli eğitim, yoğunlaştırılmış Almanca kursları ve ev ödevlerinde yardım bulunuyor. Bu şekilde yoğun bilgi ile donanmış İspanyol veliler, çocuklarını çok daha verimli bir şekilde desteklemiş ve onların eğitim sistemindeki haklarının sıkı takipçisi olmuşlar. İşte bütün bu sebeplerden dolayı göçmen çocukların daha başarılı olması ve uyumlarının kolaylaşması için bilgilendirme, danışmanlık, velileri eğitme ve seminerler son derece önemlidir.
Uyum Çocuk Amacı
Kitapların çocuk gelişimi üzerine etkileri
Erken Çocukluk Döneminde Duygu Düzenleme
Çocuklara Ölüm Haberi Nasıl Verilmelidir?